• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C
  • Hakkari 5 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Van 4 °C
  • Şırnak 7 °C
  • Mardin 12 °C
  • Batman 8 °C
  • Iğdır 7 °C
  • Muş 5 °C

2013'te Türkiye’ye Doğrudan Yatırım Miktarı 13.7 Milyar Dolar Oldu

2013'te Türkiye’ye Doğrudan Yatırım Miktarı 13.7 Milyar Dolar Oldu
Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde, Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırımcı girişinde 2013 yılında 13.7 milyar dolarlık seviyenin yakalandığı açıklandı.

- Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde, Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırımcı girişinde 2013 yılında 13.7 milyar dolarlık seviyenin yakalandığı açıklandı.

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Avcı, doğrudan yatırımlarda yüzde 50'den fazla payı gelişmekte olan ülkelerin almaya başladığını kaydederek, “Gelişmiş ülkeler de yeni taktiklerle bunları kendi ülkesine çekmeye çalışıyor. 2011 öncesi trend; genelde paranın yüzde 50'den fazlası gelişen ülkelerden çıkıyordu. Yeni gelişmeler, yeni trendler getirdi. Rekabet kıyasıya. Türkiye’nin özellikle siyasi istikrarını ve ekonomik istikrarını koruması gerekiyor. Hukuk güvenliği kalitesinin yüksek olması gerekiyor. Şeffaflık ve iş yapma endeksleri de, yatırımı ölçen endekslerin de yükselmeye devam etmesi gerekiyor. Yatırım ortamını iyileştirme ve reformlar, istikrar, özel sektörün büyümesi devam ettikçe, yabancı yatırımlar sürecektir. Türkiye’nin yüksek potansiyeli var. Türkiye'nin potansiyeli artıyor. 2013'teki yabancı yatırımcı potansiyeli 13.7 milyar dolar seviyesinde olacak. Aralıkta 2 milyar aldık. Ocakta 1.3 milyar aldık. Yatırımcılar 15-20 yıllık perspektifle bakıyor. Türkiye'yi yatırım yapmaya değer görüyorlar" dedi.

Reformların sürekli bir süreç olduğunu ifade eden Avcı, şunları söyledi:

"Trendler, şirketlerin bakış açıları değişiyor. Ülke olarak yatırım ortamını geliştirmek zorundasınız. Hemen bu seçimin sonrasında elimizde, yatırım ortamının ihtiyaç duyduğu gündemleri ele alarak, yatırım ortamını iyileştirerek güzel neticeler gelir. TPC yatırımları geliştirir. Nükleerde yatırımlar geldi. Enerjideki açığımızı kapatmak mecburiyetindeyiz. Cari açığın finansmanında en kaliteli kalem, doğrudan yatırımlardır. İstikrarı korumazsak, ölçek ekonomisi bakımından sektör içindeki dengeyi korumazsak, AB standartları ve kaliteyi yakalarsak yatırımcı gelir. Bankacılık ve finans sektöründeki kaliteyi yakaladık, güzel yatırımlar aldık. Japonya Türkiye’ye önemli bir yatırımcı olarak geliyor. Amerika ve İngiltere bir miktar durakladı, ama Asya sermayesi Türkiye'deki payını yükseltmeye başladı. Geçen yıl gelen yatırımlarda AB’nin payı yüzde 52 iken Asya’nın payı yükseliyor. Asya yüzde 18'deydi, ama sürekli yükseliyor. Japonya’dan gelen sermaye son on yılda 1.5 milyar dolarda iken, geçen yıl 0.5 milyar dolar yatırım aldık. 200 Japon şirketi Türkiye’de aktif. Ama 200 yeni Japon şirketi Türkiye'de proje ve pazar araştırması yapıyor. Önümüzdeki yıllarda Japonya'dan yeni yatırımcılar gelecek. Çinli yatırımcılar Türkiye’de pozisyon almaya çalışıyor. Çinliler Türkiye'de yatırım ve üretim yaparak, Avrupa pazarına kolay ulaşmayı hedefliyor. Koreli, Singapurlu yatırımcılar, Malezyalılar ile birlikte Türkiye’de pozisyon almaya başladı. Daha fazla yatırımcıyı, güçlü sektörleri olan Türkiye’de yatırım yapmaya davet ediyorum. Yatırımcıları etkileyen Türkiye’nin dinamizmidir, reform paketlerini devam ettiriyor olmasıdır. Şirket şirkete markaj faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Geçen yıl 130'dan fazla ülkenin üye olduğu yatırım ajansları başkanlığını da Türkiye’ye getirdik. Şu anda da uluslararası kuruluşun başkanlığını bizim ajansımız yürütüyor.”

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, 2023 yılı için 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilmek için yeni yatırımlara ihtiyaç olduğuna işaret ederek, “152 milyar dolarlık ihracatımızı 3 kat artırmamız gerekiyor. Bu şartlarla 500 milyara ulaşmak zordur. Dünyada yatırımcı çekmek açısından büyük rekabet var. Dünyanın en büyük yatırımını alan ABD bile, doğrudan yabancı yatırımcı çekmek için farklı yollar deniyor. Bu konuda birinci olmak için farklı avantajlar sağlıyor. Türkiye'de bizim ileri teknoloji ve katma değeri yükseltmeye yönelik yatırımlara ihtiyacımız var. Yeni dönemde sanayiye pozitif bir ayrımcılık yapmamız gerekiyor. İhracata pozitif ayrımcılık gerekiyor. Bizim en yumuşak karnımız olan cari açığın panzehiri yüksek katma değerli ihracattır. Bizim yabancı şirketlerle yapacağımız lisans anlaşmalarıdır. Yatırımcı her zaman güven ortamı ile finans ortamındaki stabiliteyi arz ediyor. Bu arada biz yüzde 18 ile en fazla genç nüfusa sahibiz. İstanbul’un finans merkezi olması hedefleniyor. Türk Hava Yolları katkısı ile önemli bir hat olması için çalışıyoruz. Yıl sonunda Afrika'ya en çok uçan hava yolu şirketi olacak. Bizim 152 milyar dolar ihracatın 40 milyar doları hizmet ihracatıdır. Biz avantajlarımızı iyi anlatabilirsek, Türkiye çok büyük potansiyelleri barındırıyor. 2023 hedeflerine ulaşmak için AR-GE, inovasyon ve markaya yönelik çalışmaları arttırmamız gerekiyor" dedi.

Burganbank CEO’su Eduardo Eguren, Körfez bölgesinden Türkiye’ye çok büyük ilgi olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’de üretim üsleri var. Cari açığa baktığımızda, Orta Doğu’daki cari fazlalığın çözümünü ele alıyoruz. Orta ve Kuzey Afrika'da en önemli ikinci ekonomi bölgesi Türkiye’dir. Önce AB, sonra Türkiye geliyor. Doğrudan yatırımlarda biz banka olarak çok güzel neticeler aldık . Şu an biz sadece doğrudan yatırımlardan bahsediyoruz. Türkiye’nin evvela mevcut ilgiyi muhafaza etmesi lazım. Bunu korursanız, doğrudan yatırım artmaya devam eder. İkinci konu ise, yatırımcılar değişiklikleri sevmiyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika için Türkiye önemli bir bloktur. Yaklaşık yüzde 10'luk doğrudan yatırım MENA bölgesinden geliyor. Bu yüzde 25'e rahatlıkla çıkabilecek bir durumdadır. İlk etapta yüzde 15'e çıkar. Biz Türkiye’de başarılı olacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

Psa International Avrupa Akdeniz Amerika Bölgeler Direktörü David Antonius Yang ise, 8 yıldır Türkiye’de olduklarını belirterek şunları söyledi:

“Ülkeniz çok heyecan verici bir özelleştirme sürecinden geçiyordu. Bize cazip geldi. Şirketler makro ekonomik etkinliklerden dolayı yatırım yapmazlar. Demografik özellikler de önemlidir. Yurt içi gayri safi hasılaya baktık. Türkiye’nin sanayie odaklanacağından bahsedildi. Bizim için bunlar önemli faktörlerdi. 30 yaşın altındaki nüfus ve sanayie doğru gidiş Türkiyeyi bize cazip kıldı. Neden Mersin’i seçtik? Bu bölge yeni gelişiyordu. Konteyner olarak baktığımızda 600 bin konteynerlik bir kapasite vardı. Türkiye’de her şey yavaş gidiyor gibi gözükse de, biz 1.5 milyon konteyner seviyesine ulaşacağımızı düşünüyorduk. Liman yatırımları uzun süreli yatırımlardır. Bizim teknik bilgilerimize, yönetici becerilerimize ihtiyaçları vardı. Bazı riskler vardı, ama biz bunları göze alıp Mersin’e geldik. İyi ortaklık önemliydi. Akfen’e bu güzel ortaklık için teşekkür ediyorum. Bizi Türkiye’de yatırım yapmaya motive eden unsurlar bunlardı.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dolar ve euro güne nasıl başladı?01 Eylül 2015 Salı 08:55
  • Motorine indirim geldi26 Ağustos 2015 Çarşamba 18:36
  • Dolar ve euro güne nasıl başladı?25 Ağustos 2015 Salı 10:14
  • Euro rekor kırdı!24 Ağustos 2015 Pazartesi 18:25
  • Altın rekor kırdı24 Ağustos 2015 Pazartesi 14:34
  • Altın fiyatları uçtu müşteriler azaldı21 Ağustos 2015 Cuma 10:05
  • ÖTV'de yeni dönem başlıyor20 Ağustos 2015 Perşembe 14:48
  • Dolar 3 TL'yi gördü!20 Ağustos 2015 Perşembe 08:10
  • Dolar ve euro ne kadar?19 Ağustos 2015 Çarşamba 09:11
  • Merkez Bankası faize dokunmadı18 Ağustos 2015 Salı 14:39
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.