• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

ADLİ DENGE

Siyabend Fırat Çetin

 

İnsanlığın acılara boğulduğu ayları yaşıyoruz 35 yıl önce bugün dedirtecek günler bunlar. Darağaçlarının insafsızca yeşertildiği yıllardı o yıllar. Bombalı eylemlerin yapıldığı yıllardı o yıllar. Siyah beyaz yıllardı. Fidanların kesilip darağaçlarına asıldığı ve ülkenin geleceği olan üniversitelerin önünde katliamlar yapıldığı yıllardı.

Sahnedeydi kötü adamlar, ne Süpermen ne de kahramanlar, hiçbir şey önüne geçemezdi. Madam Mitterand oyunun bütün taşlarını yerlice dizmişti ve sahne onlarındı. Ne yazmak mümkün ne de anlatmak. Ama anlatılanlar yaşanıyor. Ve anlatılmak içinde yaşanmaya devam ediyor.

326073_10150583329343843_590508842_9140495_581527530_o.jpg

Thomasso Campenella insanlığı yüzyıllar boyu aydınlatacak yazıyı karanlığın en koyu zindanlarında yazıyor, Mahatma Gandhi, halkı uğruna kılıçsız savaşıyor ve canı pahasına da olsa kazanıyor.

Zweıg , II. Dünya savaşı sırasında ölen insanlara dayanamadığı için intihar ediyor, Pautos bir lidere yakışan bir idamla boş bir odada masanın üstündeki hançeri kalbine saplayamıyor ve içeri giren eşi hançeri alıp canı pahasına da olsa Pautos’a cesaret verme eğilimiyle hançeri kendi kalbine saplayıp, Pautos’a dönerek; ‘’Bak Pautos hiç acımıyor.’’diyor.

Ve Dünya her şeye rağmen, Galile’nin canı pahasına da olsa dönmeye devam ediyor.                                    

Tüm bu yaşananlar, tüm sahne öyle perdelerle yansıyor ki izleyememek elde değil, acıları izliyor üstünü örtmeye çalışıyorlar. Hem oyunu sunup hem de biz oynamadık diyorlar.

İnsanların topluluklar halinde karşı karşıya gelip aynı anda bir çok cinayeti bir arada işlemesiyle oluşan savaşlar, bu cinayetleri herkesten iyi planlayan komutanları yarattı. Komutanlar daha iyi komutan olup başka komutanlardan daha fazla adam öldürebilmek için insanlara ‘’yaşamanın’’ önemli olmadığını anlatmaya başladılar.

Artık yazacak o kadar çok şey var ki umutlarda çoğalıyor. Ne iktdarımsı düşünceler ne de muhaliflik silemez yaşananları. Aynı harfleri kullananlar birbirlerini yok ediyorlar. Tıpkı sıcak ve soğuk su gibi; Çeşmeyi açarsınız sıcak su akar ve elinizi çekersiniz. Daha sonra soğuğu açarsınız ve eliniz üşür ellerinizi çekersiniz. Sıcak ve soğuk bu kadar zıt kavramken verdiğimiz tepki aynı.

dsc_0004.jpg

Vazgeçilecek bir kuşku yaratanlar var fakat aynı kuşkuyu onlarda yaşıyorlar. Üzerinden rant sağlayanlar derinliklerde çalkalanıyorlar ve hatta bugüne dek bunu konuşmayanlar medya da böbürlenmeye başlayıp pipo tüttürüyorlar. Sağ ve sol cephelerinin sağduyuları çelişiyor artık ve onlarda çelişkilerini anlayamıyorlar; kısası şu dörtdörtlük değil hiç bir şey öyle olsa Galile canından olmaz Dünyanın dört köşe oluşunu savunurdu.

Sonu umuda bağlamak en iyisi ve dünya döndüğü sürece, insanlar mücadele verdiği sürece ve güneş doğudan doğup batıdan battığı sürece umut var demektir. Kalemim yaralarınıza acının melhemini süremese de şunu biliyoruz ki umudumuzu hep kalemlerimizle aktaracaktır bütün dünyaya kalem ve umutlarımız var olduğu sürece bir gün mutlaka dedirtecek bekleyişlerimiz olacaktır.

Umut ve kalem var olduğu sürece;

Bir Gün Mutlaka…!

Siyabend Fırat Çetin 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.