• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

"Ey insanlar!

Xwezager

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem"in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arap"ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahin da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.

…

Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah"ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.” ( Veda Hutbesinden… )

15 yıl önce Milliyetçi Hareket"in, Ülkü Ocakları"nın bedava dağıttığı bir kitap bana da ulaşmıştı bir şekilde. Büyük bir merak ve hayretle okumuştum. Kitapta Kürtlerin aslında Türk boylarından birinin bilmem hangi kınının hangi şeyinden olduğu yazıyordu. Meşhur “Kar Kürt"leri” gibi bir şey işte…

O zaman şöyle düşünmüştüm, “Eğer yazılanlar doğruysa, bugüne kadar Kürtleri ve Mezopotamya"yı araştırıp yazmış bütün bilim insanları yalan söylemişler. Üstelik bu kitapta yazılanları yazan sade vatandaşın bilgileri bilim dünyasına bomba gibi düşmeli.

Ne yazık ki birileri onun ayağını kaydırdı ve bilim dünyasının bu bombadan haberdar olmasını engelledi. Yazdıklarına ise sadece Türkler ve Kürtler inandı!

Bu inanca göre, Kürtler dağ Türkleriymiştilermışmişmuşmüş.

E doğal olarak ben de Türklerin ova Kürtleri olduklarını düşündümmüştüm!

Ne zavallı insanlarmışız. Düşünsenize, bu topraklarda yüzyıllardır oynanan oyunlarda ebeyiz. Türk de Kürt de. Hem de oyun olduğunu bile bile!

Bu Ebeliğin kaybettirdiği her şey bu topraklarda yaşayanların kaybı oluyor sadece.  “Dış Mihraklar” “Dış Güçler” “Başka Güçler” diye diye kendimize kör olmuşuz.

Mesela Kürt"ün özbenliğinin yasaklanmasına karşı başkaldırması “Dış Mihrak” oyunu olarak görülüyor. Oysa, eğer “Dış Mihrak” oyunlarının bir parçası ise bu başkaldırı, oyuna gelen taraf, bu yasakları uygulayan taraftır! Bilimsel-Objektif olarak değerlendirirsek; Yasaklayan Etken, yasaklanan edilgen taraf oluyor. Etkiye tepki kaçınılmazdır.

Bu arada önemli bir detay da şudur ki, BİRİLERİNİN KENDİ ÖZBENLİK YAŞAMINA HERHANGİ BİR MÜDAHALE KARŞINDA SESSİZ KALMASI YA DA O MÜDAHALEYİ KABUL ETMESİ, BİRİLERİNİN KENDİ ÖZBENLİK YAŞAMINA HERHANGİ BİR MÜDAHALE KARŞINDA SESSİZ KALMAMASI YA DA O MÜDAHALEYİ KABUL ETMEMESİNİ HAKSIZ KILMAZ.

Başka bir ifadeyle, 1000 Türkün Türkçe konuşmamayı ya da konuşamamayı kabul edip Kürtçe konuşması, 1 Türkün o hakkından vazgeçmesini ya da zorla vazgeçirtilmesini meşru kılamaz!

Bulgaristan"da yaşayan Türklere yapılan zulmü anlatan “Yeniden Doğmak” dizisi vardı 1987 yılında. Türk"ün özbenliğinin yasaklanmasını ve Türk"e karşı yürütülen bir soykırım operasyonunu konu ediniyordu. Dizi başlar başlamaz ağlamaya başlardık ailecek. Ve kalplerimizde büyük bir ağrı haline gelmişti o filmde ve gerçekte Türklere yapılan zulüm.  

Mine Çayıroğlu"nun gözyaşları gözlerimizden aktı aylarca. O gözyaşları Bosna"da, Doğu Türkistan"da akmaya devam etti ve ediyor.

Bulgaristan yaşananların birebir kopyasını birkaç yıl sonra Maxmûr"a sürülen Kürtler yaşadı. Ama kimse “Yeniden Doğurmadı” onları. Yaşadıklarını dizi haline getirip halka ulaştırmadı, gözyaşlarını kendi gözlerine kabul etmedi kimse. Onlara ve 5000 köyü boşaltılan, erzakı kuyulara dökülen, yakılan, dövülen, sövülen, aklın kaldıramadığı bin bir işkence yöntemiyle katledilen, aç, susuz, evsiz, çıplak, kimsesiz, hırsız, eroinman, kapkaççı, tetikçi, korucu, kıro, dilenci, dolandırıcı, cahil bırakılan yüzbinlerce insana yapılanları görmedi kimse.

Neden?

Ya bu insanlar Türk olsalardı… O zaman milyon dolar bütçeli filmleri yapılırdı. Yüzlerce dizinin tek konusu olurlardı. Gazete ve dergiler bütün sayfalarını onlarla ilgili haberlerle doldururlardı. Kan gövdeyi, gözyaşı ülkeyi götürürdü. Tüm televizyonlar 24 saat canlı yayınlar yapardı. Hayat dururdu ülkemde, dururdu!

Ama devam ediyor hayat. Kürt işte…

Olan bitenden haberi yok batıda yaşayan insanın. Her gün kahrediyor beni gülüşüne kurban olduğum. Canına siper olduğum ölüm yağdırıyor dağlarıma. Herkes Ayyıldız bayrağımı almış eline, bana karşı savunduğunu sanıyor.

-Yahu sen neyi ve kimi kime karşı koruyup savunuyorsun, kendinde misin sen kardeş! diye sormazlar mı?

Benim sevgili “batıda büyümüş sınıf arkadaşım” beni terörist diye biliyor.

Benim sevgili “batıda büyümüş silah arkadaşım” beni katil diye biliyor.

Benim sevgili “batıda büyümüş iş arkadaşım” beni bölücü diye biliyor.

Benim sevgili “batıda büyümüş vatan arkadaşım” beni vatan haini diye biliyor.

Benim sevgili “batıda büyümüş sevgili arkadaşım” beni sevgisiz diye biliyor.

Sizce bunun sorumlusu kim? Şu ana kadar dağda ölen hangi gencin hayat hikâyesini okudunuz mu ya da izlediniz mi?

Hangisinin dövünen baygın anasını izlediniz?Hangisinin iki yaşındaki kızını izlediniz babasının tabutunun başında?

Hangisinin gözpınarları kurumuş, o an ölmek isteyen eşini izlediniz?

Hangisinin kalp krizi geçiren babasını izlediniz?

Hangisinin birkaç ay önceki düğününü izlediniz?

Hangisinin pırlanta gibi çıktığı vesikalık fotoğrafını izlediniz?

Hangisinin artık boş olan odasını, elbiselerini, kitaplarını, masasını, gitarını izlediniz?

Hangisinin katledildikten sonra PARÇALANMAMIŞ bedenini izlediniz?

Hangisini insani tarafınızdan izlediniz?

Görmediniz, göremezsiniz çünkü burada bir sorun var!

Burada DERİN YALANLAR var.

“Hepiniz Âdem"in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arap"ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahin da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.” diye vasiyet etmedi mi bize peygamber efendimiz Hz. Muhammed ( S.A.V )?

İslam hukuku bu sorunun neresinde; neresinde insan hukukunun? O"nun hayatı boyunca bir insana sözle bile olsa bir hukuksuzluk yaptığını söyleyen taraflı tarafsız bir bilgi var mıdır? Kaldı ki O, herkesi kendi dininin vecibelerini yerine getirme konusunda özgür bırakmıştır. Kaldı ki dil söz konusu bile değil. Kürtçe de içinde!

E nedir derdimiz o zaman?

Artık bir karar vermeliyiz, “Türk müyüz, Kürt müyüz, Müslüman mıyız?”

Ya da ne olmamızı istersiniz?

Hangisi isek, hukuku bellidir. Yeter ki karar verin artık.

ÊDÎ BES E…

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.