• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

Gizemli dağ çiçekleri

Sadettin Taşçı

Belkide 30 yıllık bir savaşın bu gün vardığı noktadan başlamak lazım, geçmişi irdelemek sadece artılarla eksileri görmek anlamında büyük bir fayda getirir, fakat doğru okunursa.

 

Fransız tarihçisi ve siyaset adamı Alexis de Tocqueville, "Geçmişten çıkarılan yanlış dersler, tarihi hiç bilmemekten daha zararlıdır" derken sanırım Türkiyenin yıllardır hiç vaz geçmeden tekrarladığı tarihe bakış açısına benzer durumları ifade etmeye çalışmıştır...

Ama zannedersem bu gün kalkıp nerde nasıl niyetlerle başlarsak bir 30 yıl daha uğraşılır gibi geliyor bana. Yanlış algılanmasın geçmişi bir tarafa atalım demek değil benim gayem, ama bu tarz bir tarih okumayla bir yere varılmaz. Buradan hareketle de şu sonuca varıyorum Türkiye yıllardır tarihi bilmemekten daha kötüsünü yaptı ve yapıyorda, bir adım daha ileri giderek bu yanlışında diretmeye de kararlı.

Var olan bir gerçeğe karşı gözlerini kapatarak yok saymanın bu günün dünyasında pekte kabul görmediği ortada ve kendisine geçtiği tek taraflı kıyağında tek taraflı olduğu gerçeğine artık inanmak zorunda, yoksa kendi hayal dünyasında tek başına yaptığı gezintinin pekte bir manası olmaz. Yıllardır ortaklarıyla başvurduğu yöntemlerin işlevsizliğini görmeyip tekrar yeni ortaklar ayarlayarak yeni bir maceraya atılması aynı zamanda tek taraflı bir heyecanın tekrar hüsranla sonuçlanacağı gerçeğinin de ötesine geçemiyor. Bu benim iddiam değil yıllardır durmadan neredeyse her metre karesine bomba yağdırılan Kürdistan dağlarının halen yerinde duruyor olmasıdır. 

Biliyorum; her defasında amaç dağlarda yaşayanlardır deniliyor, ama görülen o ki, bombaladığınız bu dağlar bile size muhalif, yaktığınız her ağaç bir sonraki yıl köklerinden daha gür yeşeriyor. Demem o ki, 30 yıl önce yaktığınız her ağaç bu gün dev ormanlara vücut vermiş ve yakmaya gücünüzün yettiğini düşündüğünüz ulu ulu çınarların, yüzyıllardır bu dağların derin vadilerine saldığı kökler her gün yeni fidanlarla yeni umutlar bahş ediyor inkâr edip imha etmeye çalıştığınız dağlara.

Mitolojilerdeki tanrılar ve tanrıçalar destanların yeniden yazıldığına tanıklık ederken,  Ares ve Demetir kıskanır olmuş savaşçı dağ çocuklarını...

Birileri kalkıp bu toprakları vatan yapan üzerindeki kandır diye slogan atarsa, hipnoz edilmiş topluluklar karşısında, birileride çıkıp bu dağları, dağ yapan, sizin sloganlarınızı aşan inançtır der.

Belkide yıllardır Türkiyenin göremediği ya da görmek istemediği şey; Kandilin sadece bir dağ olmadığıdır...

Ne zaman Amed Surları yıkılır, Munzur suyu kurur, asi Zap akmaktan vaz geçerse, ne zaman Ağrı dağı heybetini kaybeder ve Zilan ağlamaya başlarsa, ne zaman Şêx Seîd ve Seyîd Riza"nın ruhu bize küserse, ne zaman inançları uğruna ölüme başı dik korkmadan yürüyenlerin yüzleri rüyalarımızı terk ederse ve ne zaman o bombalanan dağlarda fidanlar ve renga reng çiçekler yeşermez ise o zaman biliniz ki, o dağlar sadece dağ başka da bir şey değildir...

Ama unutulmamalı; o dağlarda yeşeren her çiçek bin yıllık yağmurların bereketiyle hayat buldu, Munzur'da tomurcuklandı, Zap'ta filizlendi ve Mezopotamya yağmurlarında ıslandı, asi rüzgârlarında boy verdi can buldu.

Dağ çiçeklerinin renga reng ve daha gür yeşereceğine olan sonsuz inancımla...

                                                                                                            Sadettin Taşçı

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.