• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

İMANIN ŞARTLARI

Xwezager

Allah'ın varlığına ve birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah (Celle Celâluhû) olduğuna inanmak.

İSLÂMIN ŞARTLARI
Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve haccetmek.   
 
Allah"ın (Celle Celâluhû) “olmazsa olmaz” olarak emrettiği yukarıdaki şartlarla birlikte Kurân-ı Kerim ve sünnet de bir Müslümanın mutlak suretle göresine yaşamak zorunda olduğu kılavuzlardır. Bunun özcesi Şeriat"tır.
 
Kurdistan halkları çoğunlukça İslam"ı kabul ettikten sonra ona sarsılmaz bir inanç ve kırılamaz bir koruma direnci ile bağlandılar. Bu bağlılık etrafında ve kendi öz benlikleriyle; kurmuş oldukları yaşam tarzının geniş bölümünde Şeriat hükümleri belirleyici olmuştur. Günümüzde hala resmi amir yerine dini amire gidilir. Bir anlaşmazlık durumda devlet mahkemelerine değil, şeriat mahkemelerine gidilir. En ufak bir konu ile ilgili temel referans dini kaidelerdir. Halkın dili ile hakkın dili arasında ısrarlı bir fark neredeyse yoktur.
 
Tarihine şöyle bir göz gezdirdiğimizde Kurdistan halkının elinden her şeyi; alınabilmiş, gasp edilebilmiş,  çalınabilmiş, yok edilebilmiş, kaçırılabilmiş, saklanabilmiş, değiştirilebilmiş. Yani, mış miş de müş muş…
 
Ama bir tek dini hariç; İslam!
 
İşin en can alıcı tarafı ve konumuzun odak noktası da tüm bu sömürünün İslam üzerinden geliştirilen politikalarla gerçekleştirilmiş olmasıdır.
 
Günümüzde Kurdistan halklarının haklarını ellerinde bulunduran ülkelere baktığımızda resmi dini Müslüman olan ülkeler... İspatına hacet yoktur ki bunlardan herhangi biri Gayrimüslim olsaydı, o ülke Kurdistanlılardan bir toplu iğne ucu kadar bir şey alamamış olacaktı.
 
Tarih açık ve belli; bilgi çağında hâkim güçlerin gizli odalarında mahkûm değildir artık.
 
Kurdistan halkları bugüne kadar hiçbir zalime tümüyle boyun eğmemiştir. Bizans"a da, Fars"a da, diğer zulümkârlara da kök söktürmüş; onlarla yaptığı hiçbir savaşta tümüyle kaybetmemiştir. Bazı kaynaklarda Bizans"ın vergi alamadığı tek halk olduğu söylenmektedir. Alparslan"a Anadolu"nun kapılarını açmasalardı ve Bizans"a karşı Türk ordusuna yardım etmeselerdi, bugün bu topraklarda hüküm sürenler muhtemelen Arabistan topraklarında yaşıyor olacaktı.
 
Kurdistan halklarının tarihinde en önemli konu olan inanç olgusu bugün de hâkim güçler tarafından en hainâne şekliyle kullanılıyor.
 
Şirk…
 
"Hüküm (koymak) ancak Allah'a aittir."
Yusuf: 40
 
"Rabbinizden size indirilene tabi olun." Ali İmran: 3
 
"Rasûl size neyi getirdiyse onu olan. Sizi neden yasakladıysa onu da bırakın." Haşr: 7
 
İmanın ve İslam"ın şartlarının ilki ve de geniş anlamda ortak olanı, Allah"a şirk-ortak koşmamaktır. Diğer şartlarda olduğu gibi bunun da tefsirine ne kalem ne kâğıt ne de mürekkep yeter. Ama insan aklının bunu anlamaya yettiği kesindir.
 
Allah"ın (Celle Celâluhû)  kitabı da Peygamber efendimiz Hz. Muhammed"in (S.A.V) hadisleri açık ve nettir. Kişi, öz benliğindeki bütün haklarını hem bireysel hem de örgütsel düzeyde özgürce kullanabilir. Şirk konusu işte bu aşamada başlıyor.
 
Tek kanun koyucu Allah"tır. Kim ki O"nun kanunları karşısında kanun koymaya kalkarsa kendisini kanun koyucu (İlah) ilan etmiş olur.
 
“Bir kişi, grup ya da topluluk” eğer ki bir başka “bir kişi, grup ya da topluluğun” öz benliğini inkâr, imha ya da yasaklamaya kalkarsa Allah"ın doğuştan o “kişi, grup ya da topluluğa”  vermiş olduğu haklara karşı gelmiş oluyor. O"nun verdiği canı bir tek O alabiliyorsa ( şüphesiz ) O"nun verdiği dili, rengi, sesi, nefesi de yine bir tek O alabilir. İslam hukuku bunu emrediyor.
 
Kürdistan"da yüzyıllardır yoğunluklu olarak bu durum yaşanıyor.
 
Kurdistan halkları bu şirke ( Allah"a ortak koşmak ) karşı geliştirdikleri şırîklikle ( beşeri ortaklık ) cevap veriyor artık.
 
Mesela bu ortaklık kapsamında Mardin"de Süryani bir insanın çoğunluğunu Müslümanların verdiği oylarla milletvekili seçilmiş olması bu tezin en güçlü ve kapsamlı kanıtıdır. Bu Şirîkliğe karşı Şirkçiler Müslüman halkı, “ Bir Müslümanın bir gayrimüslime oy vermesi haramdır.” gibi yine gayri İslami bir fetvayla kandırmaya çalıştı. Ama halk bu sefer yemedi ve bu sefer ters tepti!
 
Sivil Cuma namazları bunun bir başka örneği. Bu namazlara karşı da şirkçilerin geliştirdikleri “sahte hoca” “yanlış rekât sayısı” “terörist hoca” gibi yüzlerine gözlerine dürülen saçmalıklarla karşılık vermeye çalıştılar. Kaldı ki ihtiyari durumlar da dikkate alındığında yeryüzünde namaz kılınamayacak iğne ucu kadar bir yer yoktur!
 
Bir hadisi şerifte Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), “Vecûîlet liyel erdû tahûren mescîden
( Bütün yeryüzü bana tâhir-mescîd (namaz kılınabilecek yer) kılındı.” diye buyurmuştur. Bu hak İslam dışındaki diğer ilahi dinlerin hiçbirine de tanınmamıştır üstelik. Yahudi sadece Sinagogda, Hristiyan sadece Kilisede ibadet edebilirdi.
 
İslam"da ibadetlerde gösterilen bir başka kolaylık da cemaatin kendi imamını seçme özgürlüğüdür. O kadar ki, bir mezhebe göre cemaat içinde namaz kılmaya en ehliyetli kişiyi belirlemede cemaatte bulunanların bütün halleri birbirine eşitse, son olarak “kimin hanımı güzelse o kıldırır” şartı dahi vardır. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar insanoğlu için tefsir eden âlimlerin Kurdistan halklarının nasıl namaz kılabileceklerini mi belirtememiş! Ayrıca, sivil Cuma namazı kılan Müslümanlar kendilerine imamlık, hatiplik eden kişilerin dini yeterliliklerini bilebilecek kadar âlim mi değiller. Aksini iddia etmek koca bir cehalettir. 
 
Allah"ın (Celle Celâluhû) şeriatını kendi şerlerine uydurup O"na şirk koşmanın en aleni uygulamalarına şahit olduğumuz bu dönemde Kurdistan halklarının topyekûn bu şirke karşı çıkması gayet doğaldır.
 
Kurdistan halkları artık din üzerinden geliştirilen oyunları yemiyor. Bu da ellerinde bundan başka hiçbir sömürü aleti olmayanları çileden çileye, şekilden şekile, cehaletten cehalete sokuyor.
Bugün Kurdistan"da yaşananlar işte tam da budur.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.