• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

Kürtçe Bilen Oyuncak İstiyorum Başbakan Amca

Xwezager

Selamun aleykum, rojbaş  Başbakan amca.

 

Öncelikle sana ve ailene Mardin"den çok selam eder, büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerin öperim. Orada havalar nasıl? Burada “kötü” diyorlar.

 

Ben beş yıl üç ay sonra inşaallah yedi yaşına girecek olan bir bebeğim. Adım Yekdar Osman. Merak ettiğini tahmin ederek ilk adımın anlamını söyleyeyim sana. Yekdar, Türkçe “Tek ağaç” demek. Osman"ı biliyorsun zaten başbakan amca.

 

Bu mektubu şu an babam yazıyor. Çünkü ben Türkçe bilmiyorum. Kürtçe biliyorum ama o da çok az. Bildiğim kadarıyla yazmaya çalışsam da sen Kürtçe bilmiyorsun. Boş ver, babam biliyor zaten.

 

Bu mektubu yazma amacım senden bir istekte bulunmaktır başbakan amca.

 

Sevgili başbakan amca, ben Mardinliyim. Babam da, benim annem de Mardinli. Doğduğumdan beri benimle Kürtçe konuşuyorlar. Çünkü burada herkes Kürtçe konuşuyor. Ben de artık annemin, babamın, akrabalarımın ve arkadaşlarımın ne demek istediklerini anlayabilecek yaşa geldim çok şükür. Her dediklerini anlıyorum neredeyse. Ve ben de biraz konuşabiliyorum artık. Mesela sana “Serokwezîr” diyorlar, yani başbakan. Bazen Türkçe de anlıyorum ama o da çok az yani.

 

Neyse serokwezîr başbakan amca, seni yormayayım. Zaten hastasın. Bu arada geçmiş olsun. Allah seni bize bağışlar inşaallah.

 

Senden isteğim şu aslında amca. Şimdi burada herkes benimle Kürtçe konuşuyor ya, ben de Türkçe bilmiyorum o yüzden. Öğrenmek istiyorum ama bu sefer de Kürtçe öğrenemem ve sonra herkesle anlaşamam diye. Zaten bazen benimle Türkçe de konuşuyorlar ya anlamıyorum işte. Kafam çok karışıyor o zaman, çok karışık bir şey olur. Benim gibi bebeklerin kafası o kadar karışıklığı kaldırmaz, biliyorsun. Şimdi asıl mesele şu, bizim eve kim gelirse bana oyuncak getiriyor. Bir sürü oyuncağım var. Ama oyuncaklarımın hiç biri Kürtçe bilmiyor. Hepsini çok seviyorum, inancın olsun ki amca, hepsinin kalbimde ayrı bir yeri var. Onları birbirinden ayırmıyorum ve konuşan da benim yanımda bir konuşmayan da. Ama aramızda kalsın yine de biraz konuşanları daha çok seviyorum sanki. Onlar benimle konuşmak istiyorlar ama ne ben onları anlıyorum ne de onlar benden bir şey anlıyorlar. Zaten sana söyleyeceğim konu da bu. Biz anlaşamıyoruz.

 

Ben de babamla anneme bir gün dedim ki “Oyuncaklarıma Kürtçe öğretin.” Onlar da, “Bunlar oyuncak, oyuncaklar fabrikadan başka hiçbir yerde öğrenemezler.” dediler. Ben de “O zaman biz de onları fabrikaya götürelim.” dedim. Buna da “Olmaz.” deyip bir şeyler daha anlattılar ama ben onu Kürtçe bile anlamadım. Bana ne kadar “Kürtçe bilen oyuncak al.” dedimse de o bulamamış. Babama ilk defa o zaman inanmadım. Bu kadarcık aklımla şöyle düşündüm, “Yahu bu kadar insanın Kürtçe konuştuğu bir ülkede Kürtçe oyuncak mı yok!” diye. Sen söyle amca, hiç olur mu böyle bir şey?

 

Yani başbakan amca, derdim büyük. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ne olur bana Kürtçe bilen oyuncak gönder. Aslında bunun gibi çok derdim var. Mesela televizyonda da bütün çizgi filmler Türkçe konuşuyor. En çok “Pepe” çizgi filmini seviyorum ama o da Sadece Türkçe konuşuyor. Bir kaç tane kanal var bazen Kürtçe çizgi film çıkıyor ama çok az. Zaten o kanalları hiç sevmiyorum, hep ölmüş insanları gösteriyorlar, içindekiler hep ağlıyor. Sen hep “Analar ağlamasın.” diyorsun, oradaki kadınlar hep ağlıyorlar. Bir de hep silah görüyorum onlarda. Ama Türkçe konuşanları daha çok seviyorum. Onlar hep güzel şeyleri gösteriyorlar. Sana bu konuyu sonra yazacağım, ama şimdi değil.

 

Sevgili amca, aslında eskiden buralarda seni çok seviyorlardı. Mesela amcam, yengem, en yakın arkadaşım olan babamın arkadaşının kızının annesi, hatta annem de seni seviyorlardı. Ama bu aralar seni sevmiyorlar sanki. Hakkında dedikodu yapıyorlar. Ama ben seni hala çok seviyorum, daha çok sevmek istiyorum. Çünkü sen iyi olmasan başbakan olmazdın.

 

Sevgili başbakan amca, senin şimdi çok işin vardır. Ben de kafanı şişirmeyeyim. Kürtçe oyuncak meselesini halledersen sana daha çok dua ederim. Benim gibi bu derdi olan çok arkadaşım var. Hatta ben onlara ”Başbakana mektup yazacağım.” dediğimde Ahmet, Zîlan, Şoreş, Deîla, Amed, Mihemed ve Mustafa “Selam söyle.” dediler.

 

Mektubuma son verirken ülkemizi önce Allah"a sonra da sana emanet eder, küçüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperim. Ahmet Akif ve Ömer Tayyip"e çok selam söyle.

 

Kestane kebap, acele cevap.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.