• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 18 °C
  • Hakkari 16 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Van 12 °C
  • Şırnak 23 °C
  • Mardin 26 °C
  • Batman 24 °C
  • Iğdır 17 °C
  • Muş 17 °C

‘Öcalan barıştaki ısrarını gösterdi’

‘Öcalan barıştaki ısrarını gösterdi’
ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, SYKP Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz ve EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Öcalan'ın Newroz’daki mesajıyla barıştaki ısrarını gösterdiğini söyledi.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Sosyalist Demosrasi Partisi Genel Başkanı (SDP) Genel Başkanı Rıdvan Turan, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Amed Newrozu’nda açıklanan mektubunu değerlendirdi.

‘ÖCALAN BARIŞTAKİ KARARLIĞINI BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ’

ESP Genel Başkanı Yüksekdağ, Öcalan'ın barış konusundaki kararlılığını söz konusu mesajla bir kez daha gösterdiğini söyledi. "Diğer taraftan da hükümet ve devlet cephesinden çözümsüzlük tutumunun değişmediğini ifade etti" diyen Yüksekdağ, halkın Newroz kutlamasına katılımına ve coşkusuna dikkat çekti. "Kürt halkı, bir yıl önceki coşku ve sahiplenme ile alandaydı. Bu da halkın Öcalan'ın ve sürecin arkasında durma bakımından son bir yılda herhangi bir değişiklik olmadığını gösterdi" diye konuştu.

Yüksekdağ, mesajdaki en önemli ifadenin de "Türk devleti artık bir yol ayrımındadır" değerlendirmesi olduğu söyledi: "Verilen mesaj şu: Ya komplocu darbeci rejim parçalanacak ya da bunun yerine tam radikal demokratik bir programla inşa olacak. Gelinen aşamada, mevcut rejim başta Kürt sorunu noktasında çözümsüz tavrını sürdürürse son 8-9 aydan beri girdiği parçalanma, dağılma ve kriz süreci daha çok derinleşecek, çok daha ciddi kopuşlara yol açacak. Elbette ki bu yol ayrımı karşısında halkların geliştireceği tutum ve tavrın önemine işaret etmiş oluyor."

30 Mart'tan sonra gerçek anlamda süreci yasal güvence altına alacak adımlar atılmadığı koşullarda barış için direniş seçeneğinin öne çıkacağını söyleyen Yüksekdağ, mektupta Türkiye halklarına seslenen ve içeriğin de son derece önemli olduğunu belirtti.

'TÜRKİYE HALKLARINA SESLENMESİ ÇOK ÖNEMLİ'

Yüksekdağ, "'Barışı devletlerle barış olarak değil halklarla barış olarak algılıyoruz' mesajı çok önemli. Türkiye halklarına seslenmek, barış ve çözüm çabasının tutarlılığını göstermek bakımından anlamlı bir mesajdır" diye konuştu.

ESP Genel Başkanı Yüksekdağ, Öcalan'ın mesajına ilişkin son olarak şunları söyledi: "Öcalan süreçteki rolünü ve üstlenilecek sorumluluğu bir barış önderliği ve barış için direniş olarak tarif ediyor. Aslında bu zamana kadar Kürt halkı cephesinden ve İmralı'dan sürdürülen süreç gerçek anlamda barış önderliği sorumluluğunu üstlenmek anlamına geliyordu. Öcalan, bu önderliği, bu sorumluğunu sürdüreceğini ilan etmiş oldu. Ama tabi ki bütün Türkiye ve Kürdistan halkları cephesinden barış için direniş olmadan barış için direniş çizgisi hayata geçirilmeden tam anlamıyla barış önderliğinden söz etmek de mümkün olmayacaktır. Bu nedenle barış önderliği ile barış için direniş çizgisini, tavrını birleştirmek bu süreçte oldukça önemli bir yerde duruyor. Öcalan'ın son mesajıyla yaptığı çağrılar, halkların barış ve çözüm mücadelesinin önünü açması bakımından önemli katkılar yapacaktır. Sürecin kritik aşamasında barış ve çözüm kararlılığını yükseltmek ve ortaklaştırmak bağlamında da güçlü bir çağrı olacaktır."

TURAN: BARIŞ İRADESİ DEVAM EDİYOR

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, mesajın öncelikle barış iradesinin devam ettiği anlamına geldiğini söyledi. Mesajı kısa bulduğunu söyleyen Turan, "Bir yıllık zaman içinde muhasebesinin yapılması gereken çok önemli dönemeçler vardı" dedi.

Öcalan'ın daha önce de defalarca dile getirdiği yasal çerçevenin bu mesajda da yer aldığına dikkat çeken Turan, "Bu ihtiyacın hala devam ettiğini uygun bir biçimde ifade ediyor" dedi.

Turan, mesajın hükümet cephesinden "Gördünüz mü bizim politikalarımıza Öcalan da destek sunuyor" şeklinde değerlendirebileceğini hatırlattı, "Ancak burada çok ince bir eleştiri var. Hükümetin bu konuda tek başına kendini muhatap olarak görmesi, özellikle süreci yasal çerçeveden bağımsız olarak ve tamamen Başbakan'ın iki dudağı arasındaki bir durum gibi sürdürüyor olması uygun bir biçimde eleştirilmiş. Bence verilen mesajın en önemli taraflarında bir tanesi, toplamda bu mesajı bir olumluluk olarak ve kendi politik perspektiflerini destekleyen bir mesaj olarak göreceklerine buradaki eksikliği görmeliler. Çünkü burada söz edilen şey aslında 2014'den 2015'e doğru bu barış sürecinin gerçek bir müzakereye dönüşüp dönüşmeyeceğini vurgulamış oluyor. Bu anlamıyla son derece önemli."

Mesajda yer alan "Diyalog süreçleri bağlayıcılık içermez" ifadesini hatırlatan Turan, "Evet doğru. Kalıcı barış için bir güvenceye, yasal çerçeveye ihtiyaç var. Hükümetin üzerinde düşünmesi gereken meselelerin başında bu geliyor" dedi.

Öcalan'ın bir müzakerenin tarafı olarak hükümeti "itidalli bir biçimde" eleştirdiğini söyleyen Turan, şöyle konuştu: "Bunu da anlamak gerekiyor. Öcalan ayrıca mesajında hükümetin, Oslo'dan Paris'e ya da KCK operasyonlarından Gever'e kadar gereğini de yapmadığını söylüyor. Bu bir yıllık muhasebe içerisinde hükümetin yapması gerekenler ve yapmadıklarına dair bir çerçeve var. Hükümet bunu buradan okursa ileriye doğru bir adım atar. Ama bunu buradan okumazsa ki; okuma yöneliminde olmadığı çok açık. Çünkü memleketin batısında antidemokratik bir süreç işliyorken, Gezi'ye yönelik hala korkunç bir öfke varken, Berkin'e yönelik hala olağanüstü bir öfke varken, interneti yasaklamışken, Kürt meselesinde çözüm olacağını beklemek zaten mantıklı değil. Bizimki temenni umarım kendi eksiklerini görecek şekilde yorumlarlar. Ama bu konuda umudum zayıf."

'BARIŞI GÜÇLENDİRECEK BİR MESAJ'

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz, Öcalan'ın mektubunu, "Hükümetin adım atmadığı için oluşan gergin ortamı desteleyen değil tersine halkların barışa sahip çıkmasını sağlayacak, bunu yönlendirecek" bir mesaj olarak değerlendirdi.

Yılmaz, "Artık gelinen noktada Kürt halkının ve bölgedeki bütün halkların ulusal, kültürel, kolektif haklarının kazanımı açısından barıştan başka bir seçeneğin halklar açısından ne kadar ağır bedeller ödetebileceğini belirten bir mesajdı" dedi.

Öcalan'ın, AKP-Cemaat çatışmasında taraf olmadığını da ifade ettiğini söyleyen Yılmaz, "Bu müzakere sürecinin AKP'den öte bir devlet meselesi olduğunu, bu müzakere meselesini orayla devam ettirdiğini belirten bir mesajı vardı" diye konuştu.

Kürt halkına, Kürt gençliğine ve kadınlarına, PKK ve Türkiye halklarına barışa sahip çıkmaları çağrısı yaptığına dikkat çeken Yılmaz, "Hem egemen blok arasında hem de egemenlerle ezilenler arasında gerilin had safhaya yükseldiği bu süreçte Öcalan'ın barış mesajını altını doldurarak güçlendirmesini kıymetli buluyorum" dedi.

SYKP Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz, Öcalan'ın mesajı ile ilgili şöyle konuştu: "Kürt halkının mutlaka kendine ilişkin çıkaracağı sonuçlar olacaktır ama bizler açından bu mesajın karşılığının HDP'yi güçlendirmek ve büyütmek olduğu da açık. Elbette ki barış ve müzakere görüşmeleri, her ne kadar savaşan güçler arasında olsa da, bu meselenin hayat bulmasında halkların özel rolü var. Bu anda birleşik mücadeleyi yükseltmek kıymetli. Bu açıdan tam da HDP'nin kuruluş gerekçesi, bu mesajda bir kez daha güçlenmiş durumda. Önümüzde seçim var. Görevimiz de işimiz de seçimle sınırlı değil elbette ama seçim bu birlikteliğin daha güçlü ortaya çıkması noktasında bir eşik olacaktır."

'MESAJ İYİ OKUNMALIDIR'

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Kürt halkının çözüm ve barış manifestosunu ilan etmesine rağmen son bir yılda hükümetin politikalarında bir değişikliğin olmadığını belirtti, "Buradan verilen mesaj Türkiye emek ve demokrasi güçleri açısından iyi okunmalıdır. Sonuçta ortaya konuyan platform Türkiye'nin demokratikleşmesinin platformudur" dedi.

Türkiye'ni demokratikleşmesi ihtiyacının sadece Kürt halkını ihtiyacı olmadığının, bütün emek ve demokrasi güçlerinin ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Gürkan, şöyle konuştu: "Bu açıdan da hem çözüm sürecinin devam edebilmesi ve çözüme dönüşebilmesi için hem Türkiye'nin temel demokrasi meselelerinin çözüme kavuşturulabilmesi için hükümet cephesinin adım atması gerekmektedir. Ve buradan da şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, demokratik bir Türkiye için barış ve demokrasi güçlerinin de mücadele içerisinde olması gerekiyor. Birlikte mücadele içerisinde olunması gerekiyor. Şimdiye kadar bu yapılıyordu, bundan sonra da daha genişleterek, bu çabayı ve mücadeleyi göstermek zorundayız."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.