• BIST 107.212
  • Altın 151,644
  • Dolar 3,6838
  • Euro 4,3281
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 18 °C
  • Hakkari 16 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Van 12 °C
  • Şırnak 23 °C
  • Mardin 26 °C
  • Batman 24 °C
  • Iğdır 17 °C
  • Muş 17 °C

Prof. Dr. Ergil: Bizim siyasetçiler Öcalan ve Bayık'ı örnek almalı

Prof. Dr. Ergil: Bizim siyasetçiler Öcalan ve Bayık'ı örnek almalı
Prof. Dr. Ergil, Öcalan ve Bayık'ın Newroz mesajlarının örnek alınması gerektiğini ifade ederek, "Hem tecrübeli hem de palavra olmayan, yalın ve net mesajlardı. İçeriği bakımından da etkileyiciydi" dedi.

Prof. Dr. Doğu Ergil, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın ve KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık'ın Newroz mesajlarını değerlendirdi...

Ergil, "Abdullah Öcalan'ın mesajı, bir önceki Newroz mesajının devamı niteliğindeydi. Savaş, şiddet, tehdit yoktu ve yumuşak, yapıcı buldum. Cemil Bayık'ın konuşmasıyla iyi koordine edilmişti. Bayık, 'biz aslında birlikte yaşamak istiyoruz ama bu özgür bir birliktelik olsun; birinin diğerinin üzerinde hakimiyet kuracağı beraberlik olmasın' anlamında konuştu. Zaten Türk halkı barış ve demokrasi içinde yaşamayı kabul ederse, bu birlik artık bozulmaz. Mesajlarda, Kürt sorununun çözülmemesi ile demokratikleşmenin gecikmesi arasında bağlantı kurularak, 'çözüm demokraside' vurgusu yapılmış durumda ve buna katılıyorum" diye konuştu.

Prof. Dr. Ergil, Bayık'ın açıklamalarını, "Kürt sorununun çözülmemesi Türkiye'nin parçalanmasına neden olur" şeklinde yorumlayarak, "Ben de böyle düşünüyorum. Birlikte var olma sağlanmazsa, birlikte yok olma gündeme gelir! Demokrasi, ortakların birbirini var etmesi, yüceltmesidir; yok etmesi türünde bir egemenlik anlayışı toplumu böler. Bayık da 'demokrasi eksikliği bir toplumda birliğin oluşmasını engellediği için ayrışmayı sağlar' diyor. İsabetli bir görüş" dedi.

'KİRLİ İLİŞKİLERİ SÜREÇ ORTAYA ÇIKARDI'

Prof. Dr. Ergil, şöyle devam etti: "Dediğim gibi, Öcalan ve Bayık'ın gayet yerinde, koordine edilmiş olarak konuştular. Bayık silahlı örgütün fiili önderliğini yürütüyor, siyasi önderliği de Öcalan temsil ediyor; siyasi mesajlar veriyor ve kardeşliğe değiniyor ve yasal güvence olmadığını hatırlatıyor. Bence de insanların benimseyeceği ve kendi hukukunu oluşturacağı bir sürece girilmeli. Bayık'ın mesajlarında, silahların susmasıyla sağlanan ön barışın, Türkiye'deki kirli yönetimi, kirli devlet yapılanmasını ortaya çıkardığına dönük vurgular da var. Bu, son derece önemli. Çünkü savaş hali bu kirli ilişkileri örtüyordu; 'ortak tehlike' var diye görmezden geliniyordu. Ancak içinde bulunduğumuz ortam bunların daha fazla saklanmasına izin vermedi."

'KÜRT HAREKETİ BÜTÜN HALKLAR İÇİN ROL OYNUYOR'

Kürt hareketinin bölgedeki bütün halklara katkı sunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ergil, Kürtlerin 'halkların kardeşliği'ni somut çerçevede ele aldığını ifade etti: "Bölgedeki bütün baskıcı rejimlere karşı direnişte Kürtlerin katkısı olduğunu ve olacağını Öcalan da söylüyor. Yani, Kürt hareketi şu veya bu halka karşı olmadığı gibi, onların lehine son derece önemli rol de üstleniyor. Kardeşliği bozan yönetimler vardır; bunlar önce kendi halklarına, sonra bütün halklara saldırır. Kürt hareketi bunun ortadan kaldırılmasına dönük; doğu, batı, kuzey, güney demeden, rol oynuyor. Bu tarihi misyonu gerçekleştirmeleri Kürtlere de onurlandırıcı bir tanım katıyor. 

'ANAYASAYI TOPLUM YAPARSA KALICI OLUR'

Anayasal demokrasinin hakim kılınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ergil, "Tunus'un şimdiki devlet başkanı dünyayı dolaşıyor, ayakta alkışlanıyor. Diktatöryadan yeni çıkmış bir toplum, barışını ve yeni kurduğu demokrasiyi bir anayasayla, hem de toplumsal sözleşmenin sağlandığı bir anayasayla taçlandırdı. Türkiye ise bu kadar süredir 'demokrasi' diyor ama anayasasını yapamıyor. Öcalan da buna dikkati çekerek 'anayasal demokrasi' önerisi yapıyor. Herkesi bağlayan, eşitleyen ve aynı zamanda herkese güvence sağlarken demokratik standartlardan sapmaları da engelleyecek anayasal demokrasi lazım. Bu olmazsa, keyfi demokrasi oluyor ve iktidara göre şekilleniyor" yorumunda bulundu.

İktidarın yaptığı anayasaların toplumlara katkısının olmayacağını; toplumların yaptığı anayasaların ise kalıcı olacağını dile getiren Prof. Dr. Ergil, ekledi: "Bakın dünyadaki kalıcı anayasalara; toplumun yaptığı, çeşitli kesimlerin temsilcilerinin katkısıyla oluşan anayasalardır. Tepeden yapılan anayasa yine tepeden gelen bir darbeyle son buluyor. Öcalan'ın birbirini tekrarlayan darbelere dikkat çekmesi de bu anlamda önemliydi. Anayasaların yukarıdan değil aşağıdan yukarıya hazırlanması lazım."

'ÖCALAN VE BAYIK'IN KONUŞMALARI ÖRNEK ALINMALI'

Prof. Dr. Doğu Ergil, son olarak, Öcalan ve Bayık'ın konuşmalarının örnek alınmasını önerdi: "Gerek Öcalan'ın gerekse de Bayık'ın konuşması kısa, net, dolaysız konuşmalardı. Bizim siyasetçilerin örnek alması gerekiyor. Hem tecrübeli hem de palavra olmayan, yalın ve net mesajlardı. İçeriği bakımından da etkileyiciydi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.