• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

SİZ SAVAŞIN, BİZ BARIŞIRIZ

Siyabend Fırat Çetin
Arap baharının polenleri yağıyor savaş sonrası küller üstüne,
 
Polenler hapşırtıyor sizi. İsyanlar bastırıyor burnunuzu ve yanık kokusu bütün atmosferi kaplıyor.
 
Yalancı bir bahar sizi esir alıyor. Ne yağan yağmur ne de sonbahar çare olamıyor.
 
Yazılar savaş çıkmasın diye yazılsın bu kez. Havai fişekler savaşın çıkmaması üzerine patlatılsın. Maç coşkusuyla çaldığınız kornaları barışa ayırın. Kadehleriniz barış içinde tokuşsun.
 
Yazının eşiğine barışla giriyorum çünkü savaş çıkacak mı sorusu Alex’in fenerden ayrılır mı veya ayrılmaz mı sorusundan dah anlamlı geliyor. Liderlerin sıkıntıları savaşta kimlerin ölüp kimlerin kalacağından değil onların çıkarları doğrultusunda.
 
Ama bu sefer bu eşiğin bizi savaştan döndüreceğini umarak yazıyorum. Her ne kadar yorum gücümüz tezkereyi oylayanların kararından döndüremese de bir yazın sonunda yine yazımıza devam ederiz.
 
Aslında biraz gücüme gidiyor, böyle köşesine çekilip konuşmak ve yazmak sanki kolay geliyor. Fakat onların buna da tahamülü yok, hala bir çok gazeteci arkadaşımız tutuklu.
 
Onların istediği onlara laf getirmemek leke sürmemek. Adam öldür, tecavüz et, hırsızlık yap ama vatan hainliği yapma.
 
Diyarbakır Emniyet Müdürü Sayın Güven’e katılıyorum. Siz her ne olursa olsun, hangi ırktan, hangi renkten ve hangi dilden olursa olsun bir ölüme bu kadar saygı göstermiyorsanız insanların ve hatta bir Emniyet Müdürünün bunları söylemesine tahammül edemiyorsunuz. Sizin atadığınız bir emniyet mensubunun tüm bunları söylemesi sizi dağlıyor öyle ki dağlar bile sizi kınıyor. Sanırım Siz gerçekten insan olamazsınız. Kendi çocuğunu çarşıya, pazara korumasız gönderemeyen bir hükümet haydi askere diye çığırtkanlık yapıyor.
 
Haydi gençler Askere…
 
Vatanınız için ölün… Vatan sağ siz de selamet… Peki sağ mı? Evet sağ çünkü bütün sağcılar ortalığı sarmış durumda sollarına bile bakmadan ölümler üzerine siyaset yapıyorlar. Ve yine olan yoksul halka oluyor. Bütün bunlardan sonra Türkiye’nin saydığı Sayılan Başbakan üç çocuk yapın diyor. Ve akıllara şu soru takılıyor elbette;
 
Üç çocuk olursa, Türkiye ortamında takılacağı soru işaretlerinde, biri dağa biri askere ve diğeri ne olur biliyormusunuz? Üniversite kazanır, gencimiz Türkiye’nin geleceğini kurtarmak ve topluma faydalı bir birey olmak için çaba harcar. Harcar ama okumaya parası kalmaz ve parasız eğitim için bir sloganda içeri tıkarlar.
 
İşte üç çocuk, üç fidan, üç karanfil…
 
Çok garip bir ülke; bir sabah uyanıyorsun savaşa tezkere hazırlanıyor apar topar meclise sunuluyor, savaş çığırtkanları demokratik bir ülkenin demokratik seçilmişleri olduğu gibi onaylıyorlar ve ardından seçilme yaşının onsekize düşmesini sağlamaya çalışıyorlar.
 
Vay be Osmanlıya bir dönüş hazırlığı görüyorum; Padişahlık babadan oğula geçiyor ya bunlarda Başbakanlık, bakanlık, iktidar babadan oğula geçme hazırlıkları içinde. Şimdiden tahmin edebiliyorum neler olacağını?
 
Başbakanın ya oğlu yağeni yerine geçecek. Bakanın bilmem neyi yerine geçecek. Halk sizi seçiyor, çünkü üç çocugunuz olsun diyen sizsiniz koyun olursa bakarsınız, adam olursa asarsınız… Bir ülkede 17 yaşındaki bir çocuğun asılması söz konusu olup yaşı büyütülüyorsa diğer bir bakan çocuğunun yaşının büyütülmesi ve seçilmesi normal gelir artık.
 
Düşünsenize bundan bir, iki dönem sonra Varis Erdoğan, Varis Bahçeli milletvekilliği koltuğunda oturacak bu sefer değişen tek şey silgi attı tartışması olacak. Koca Mecliste tek ayak üstünde durulduğunu düşünsenize. Beden derslerini korumalar eşliğinde bahçede işleyecekler ve yaşıtları olan askerler beden derslerinde ölecek…
 
‘’Ölün arkadaşlar, vatanınız için ölün’’
 
Peki vatan onlar için ne yaptı. Ölüm tezkeresini onaylamaktan ve kürsüde nutuk atmaktan başka ne uygulanıyor…
 
Her seçim bir kaybediştir ama her kaybediş bir seçim değildir.
 
Meclisler sizin olsun orda atın birbirinize ne atmak istiyorsanız ama bizim hayatımıza karışmayın.
 
Unutmayın siz bizim seçmenlerimiz olabilirsiniz ama hayatımızın seçmenleri değilsiniz. Hayatımız
 
hakkında bir gece tezkere çıkarıp sabaha savaşla başlayamazsınız. Nasıl onaracağınızı bilmiyorsanız bırakın yıkmayı.
 
Bembeyaz bir kağıda yazdım bütün harfleri, alfabede harf bitti fakat sizin sesiniz kesilmedi.
 
Ve yazmaya da devam edeceğim beyaz kağıtlara, ki o beyazlıklar barışı yazılarımla size ulaştırıncaya dek...
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.