• BIST 90.263
  • Altın 228,744
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • Hakkari 24 °C
  • Van 22 °C
  • Şırnak 29 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Batman 33 °C
  • Iğdır 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Mardin 28 °C
  • Ankara 28 °C
  • Muş 22 °C

Son hamle

Sadettin Taşçı

  "" (Öncelikle duruşu, cümbüşü ve sanatıyla haksızlığa, zulme karşı bir savaşçı ruhuyla savaşan, çoğumuzun Erivan radyosunda sesiyle tanıştığı, Kürd müziğinin farklı bir rengi, Ermeni asıllı Kürdi sanatçı Mamuste Aram TİGRAN, her ne kadar aramızda olmasa da emeği, sesi ve sanatıyla bizde hep yaşayacaktır, saygıyla anıyorum)"",  diyerek konumuza geçelim.

 Gidişatmı?

Gidildimi ki gidişatı soruyoruz, şayet oyalamaya gidişat deniliyorsa evet ama hiçbir şeyin gittiği yok, arap saçına dönen süreç bu defa iki kere Araplaştı, fakat Kemal Burkayın dönüşü ile yaratılmaya çalışılan suni heyecan hariç...

 Kemal Burkayın dönüşüne ilişkin pek çok yazı yazıldı, nezaket gereği olsa gerek hepside başlık olarak "hoş geldin"i farklı cümlelerle kulandı. Lakin asıl konu başlıktan sonra geliyordu. Kimi yazarlar "Kemal efendi 30 yıldır Kürdistan"da bu halkın başına gelmeyen kalmadı, nerdeydiniz?" diye, yılların verdiği incinmişlikten kaynaklı, ağır eleştiriler ve sitemler yollarken, kimileride kahramanmış gibi aktardı ve hava alanında az bir kalabalıkla karşılandığı için halka sitem ediyordu. Fakat görünen o ki bu tarz bir yazıyı kaleme alan köşe sahipleri oradadaki hükümet temsilcilerini veya bakanları görememiş sonuç itibari ile davet eden ve karşılayanlar aynı, Kemal Burkay bile sitem edemiyorken vekâleten siteminde pekte bir manası yok. Öte yandan bir minibüslük seyirciye de haksızlık olmasın.

Bende elimden geldiği kadar, Kemal Burkay ile alakalı basına yansıyan ve köşelere konu olan yazı ve yazılara yapılan yorumlara kadar takip etmeye çalıştım. Ama yazılardan çok yazılara yapılan yorumlar dikkatimi çekti ve bu yorumlardan bir tanesinin bir kaç mısrasını yorumu yapan değerli okurun affına sığınarak sizlerle paylaşayım. "" varsın kedisiz kalaydın, şehre yeni bir film gelmeyeydi. Ha bu yeni filmde başrolde değilsin biletin bile yok, tarih bunu gösterecek; hep birlikte göreceğiz"" diye tepkisini ortaya koymuş, hoşuma da gitmedi değil. Ne film ama…

Hatırlarsanız bir aralar Şivan Perwer"i basında sıkça duyduk, bakanlarla görüşmeler falan filan. Ama buradaki amaç Perwer"in sürgünde oluşu değildi. Tanınan sanatçı kimliği farklı amaçlar için kullanılmak istendi, fakat buna Kürd"ler Perwer"i bir değer olarak gördükleri halde ""şahsen sanatıyla hep bir değer olarak kabul ettim"" refleksleri çok sert oldu, sanırsam bunun altında yatan temel neden, Perwer"in Kürd"lerin mevcut kazanımlarına karşı farklı bir şekilde kullanılmak istenmesiydi.   

 Sizlerle paylaşacaklarımda kendimi tarafsız biri olarak tanıtamam çünkü bende her Kürd gibi bu karambolün sonucunda kaçan veya atılacak olan golün rahmetinden nasibimi alacağımı bildiğim için tarafım.

  Bu arada kimseye dil uzatma yada saygısızlık etme gibi bir hakka sahip değilim fakat, özellikle bilinmesi gereken husus, Türkiye"de değişen devlet sistemi değil, değişen en önemli şey gelişen Kürdlerdir…

Ayrıca iradeyi atanmışlar temsil edemez, bu atanmış Kemal Burkay bile olsa. Sistemin buradaki amacı herkesçe bilinen bir şey, mevcut Kürd hareketine karşı devlet eliyle alternatif bir hareket yaratmaktan başka bir şey değildir artı bunun altında yatan niyetin temiz bir niyet olduğuna da inanmıyorum. Aksi takdirde amaç barışsa barış için uzatılan elin kime ait olduğuna bakılmaz. Binlerce insanın iradeyi temsil noktasında belirlediği kişileri yok sayan ve binlercesini cezalandıran bir sistemin getirdiği kişi ya da kişiler sistemin kuklaları dışında başka da bir şey olamazlar. Benim ya da bölge insanının değer olarak kabul gördüğü hiç bir şey bakanlarla masa başlarında yapılan görüşmelere meze olamaz ve bu değerler onları aşar ve bilinmeliki vardığımız yere birilerinin yazdığı şiirlerle ve masa başında kurulan devrim hayalleriyle gelinmedi. Hala sürgün olan ülkene duyduğun özlem ve hatıralarını yazarken seçme sözcüklerle, kitaplarda ölümsüzleştirmeye çalıştığın o isimsiz yer ve telaffuz edilen "barış" için binlerce insan can verdi... Buna rağmen yıllarca ulusal Kürd hareketini bertaraf etmek için uğraşan sistem her defasında Kürd"leri başka bir Kürd"le vurmaya çalıştılar ve vurdurttular, başarılıda oldular taki bu güne kadar. Aslında bu günün dünden pek bir farkı yok, tek fark artık Kürd"lere ilişkin çözüm üretmek için ta Afrikalara yada Amerikalara gitmiyorlar, sürgündeki ve neredeyse kendi özlerine bile muhalif olacak kadar kayıp kişileri transfer etmeye başladılar ya tutarsa hayaliyle...

  Eldekiler; ya PKK"li, KCK"li, BDP"li ya da DTK"li, bu kısaltmaların birinde olsanız da olmasanız da bir şey değişmiyor. Netice itibari ile Kürd olmanız yeterli ve artarda, yada devletin Kürd"lüğe getirmiş olduğu tanımlamanın dışında kalanlar yani Kürd"lerin desteğini alarak oluşan bu kurum yada örgütler. Türkiye"deki mevcut sistem, Kürd"lerin temsil noktasında, geleceklerine dair karar alma noktasında icazet verdiği kurum ve örgütlerle değilde, bunun dışındakiler, yani devletin Kürd"lüğe getirmiş olduğu tanıma harfiyen uyanlarla tekrardan oyalamaya yönelik bir heyecan yaratma çabası içinde olanlar. - ki bunlar bu gün bile iktidarla beraber ve icazet alarak konuşabilenler birde, Kemal Burkay; yani son hamle.

Son hamle diyorum çünkü bu tarz bir hayali şah ve mata evet diyebilecek son şahıslar miatlarını doldurdu, ulusal Kürd değerlerinin esas alınacağı ortak bir iradenin yaratacağı özgür yarınlar umuduyla…   

                                                                                                                         Sadettin TAŞÇI

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.