• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • Hakkari 5 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Van 7 °C
  • Şırnak 9 °C
  • Mardin 11 °C
  • Batman 17 °C
  • Iğdır 6 °C
  • Muş 5 °C

Tüberküloz En Çok Marmara Ve Karadeniz’de

Tüberküloz En Çok Marmara Ve Karadeniz’de
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu Başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ayşe Yüce, "Tüberkülozdan korunma ve kontrolünde aşı çalışmaları devam etmektedir" dedi.

- Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu Başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ayşe Yüce, "Tüberkülozdan korunma ve kontrolünde aşı çalışmaları devam etmektedir" dedi.

Yüce, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, ülkemizde bölgesel dağılıma bakıldığında hastalığın en çok Marmara ve Karadeniz Bölgesi’nde görüldüğünü belirtti.

Tüberküloz (TB) kontrol uygulamalarının bölgeler arası farklılık gösterebilmesi nedeniyle olgu hızlarının ülkemizin farklı bölgelerinde değişkenlik gösterdiğini ifade eden Yüce, şöyle konuştu: “Tüberküloz 21. yüzyılda da dünyanın en önemli sağlık sorunlarından birisidir ve tek bir enfeksiyöz etkene bağlı ölüm nedenleri arasında hâla ilk sıralarda yer almaktadır. Verem savaş dispanserlerinde kayıtlı hastalar nüfusumuza oranlandığında, Türkiye’de en yüksek olgu hızları, Marmara ve Karadeniz Bölgesi’nde görülmekte iken en düşük olgu hızı İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’ndedir."

Yüce, "Ülkemizde Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2012 verilerine göre, yılda 13.535 yeni olgu bildirilmiş, bunların 672’si (yaklaşık yarısı) 15 yaş altında genç insanlar olduğunu belirterek "102 olgu ise HIV ile infekte olarak saptanmıştır. 604 olguda tedavi sonrası nüks saptanmıştır. Tedavi başarı oranı yeni olgularda yüzde 90, yeniden tedavi alanlarda yüzde 68 olup, bu oranlar Dünya Sağlık Örgütü’nün hedeflediği başarıya ulaşmaktadır. Özellikle son yıllarda farkındalığın artmasının yanı sıra, moleküler tekniklerin kullanıma girmesi sonucu hızlı tanı ve tedavi mümkün olmaktadır. Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Daire Başkanlığı’nın 2012 yılı raporunda; 2010 yılında kayıtlı hasta sayısı 16 551, yeni olgu sayısı 15 183, olgu hızı 24/100.000 nüfusdan 22.5/100.00 nüfusa gerilemiştir."

Sağlık Bakanlığı Verem Savaşı Daire Başkanlığı koordinasyonu ile sürdürülen Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı kapsamında; Tüberküloz olgularının tanımlanması, takibi ve ülke düzeyinde ilaç direncinin belirlenebilmesi için ilaç direnci sürveyans sisteminin kurulmasının planlandığını anlatan Yüce, şöyle konuştu: "2012 yılı itibarı ile ‘Ulusal Antitüberküloz İlaç Direnci Laboratuvar Sürveyans Ağı’ pilot çalışmaları kapsamında öncelikli olarak Ankara ve İstanbul illerinde laboratuvarlararası standardizasyonun sağlanmasına yönelik çalışma başlatılmıştır."

Tüberküloz tedavisinde kullanılan az sayıda etkili ilaç olduğunu anlatan Yüce, sözlerine şöyle devam etti: "bu ilaçlara direnç kazanmış çoğul ilaca dirençli (ÇİD-TB) olguları toplum için büyük bir sorun oluşturmaktadır. Ülkemizde bu oran yüzde 5 olup oldukça yüksektir. O nedenle tüberkülozda erken tanı, doğru ve uygun tedavi hastalığın kontrolünde en önemli basamaklardan birini oluşturmaktadır. Tüberkülozdan korunma ve kontrolünde aşı çalışmaları devam etmektedir. Halen kullanılmakta olan BCG aşısına alternatif olarak, 200’den fazla yeni aşı adayı geliştirilmiş, 11 yeni aşı adayı için klinik çalışmalara başlanmıştır. Primer infeksiyonun yanısıra, T hücre cevabını güçlendirerek latent hastalığın reaktivasyonunu da önleyebilecek etkiye sahip olması beklenen bu aşıların klinik çalışmaları halen devam etmektedir.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.