• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

Türkçe Dilde Kürtçe Konuşmak

Xwezager

Mustafa Altıoklar geçen gün bir TV programındaydı.

 

Pek alışık olmadığımız bir dil kullandı Altıoklar. Onun ağzından çıkanlara ben kulağımla inanmadım, başkasına sordum “Öyle mi diyor?” diye. “Evet!” dedi.

 

Ve muhtemelen bu dili kullanan onun gibi birkaç kişi gibi o da vatan haini, yoldan çıkmış, kafir, zındık, na-insan! ilan edildi-ediliyor-edilecek.

 

Peki, sizce bu, Mustafa Altıoklar"ın umurunda mı? Değildir elbette.

 

Doğruya, hakka böylesine inanmış ve onu böylesine savunan biri, birileri bir yerlerine kına yaksın diye doğru bildiğini sakınmaz, kıvırmaz. Çünkü bu doğruluk yüzdesiyle konuşan biri boş değildir en baştan. Hani derler ya “yemiş, bitirmiş” diye, işte öyle, maalesef!

 

Etnolojiyi sırf sahip olduğu etnik grubun hegemonik anlayışıyla değil, bilimsel anlayışla kavramak bence en önemli boyutu. Sorunun büyük payına sahip mantıksızlığı şu:

 

Ben beni yaşarken sen seni yaşarsan, ben beni yaşayamam. Sen ben olmasın, ben ben olalım. Sen seni yaşama, gel beni yaşa. Yoksa haydi savaşa!

 

“Doğruyu bilen kişi” ile “doğruyu bildiğini sanan kişi” arasındaki savaş... Ya da etnisite ile itnisite arasındaki savaş gibi…

 

İşte Mustafa Altıoklar, “yıllardır özlem duyduğumuz, hayalini kurduğumuz, dualar edip yoluna adaklar kestiğimiz, ninelerimizin anlattığı en sevdiğimiz masal kahramanımız, rüyalarımızı süsleyen bir Türk” olarak canlı canlı çıkıp “işte, ben burdayım” dedi.

 

Neden mi bu methiyeler? Nedeni mi yok bunun! Çünkü:

 

Bir Türk olarak Kürt kelimesini cilasız ve yağsız söyledi.

 

Kürtleri anlamaya çalışan değil, anlamış bir Türk olarak konuştu.

 

Kürtlerin ne isteyip ne istemediğini anlamış bir Türk olarak konuştu.

 

Kürtlerin aslen Kürt olduğunu bilen bir Türk olarak konuştu.

 

Türkün Kürt üzerindeki hegemonyasını çok iyi görmüş bir Türk olarak konuştu.

 

Kurtuluş mücadelesinde diğer cengâverler gibi, kendi halkının kurtuluşu payından cephe cephe savaşmış bir Türk olarak konuştu.

 

Ve de en önemlisi O, bir insan olarak konuştu.

 

Kısacası O, Türkçe dilde Kürtçe konuştu!

 

Şimdi yukarıdaki maddeleri birer gömlek varsayıp, aklımıza gelen Türk kökenli en demokrat insanlar üzerinde birer birer bir deneyelim ( 5 dakika düşünün, ya da istediğiniz kadar)

 

Kaç kişiye uyuyor? Kaç elin parmak sayısı kadar?

 

Aslında her şey bu kadar netken ve kendilerini gözümüzün içine soka çıkara soka çıkara kalplerimizi delik deşik eden gerçekler bu kadar açık saçıkken Türk"le Kürt ne istiyor birbirinden?

 

Ya da kim kimden ne istiyor, kim kime ne vermiyor?

 

Başımızı önümüze eğip düşünmeli miyiz acaba. Ve “Vay Mustafa abi, demek sen de bize ihanet ettin ha, alacağın olsun!” mu demeliyiz?

 

Yoksa…

 

Bu ülkenin daha çok Mustafa"ya ihtiyacı var…

 

Gelin hepimiz Mustafa olalım…

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.