• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Hakkari 29 °C
  • Van 26 °C
  • Şırnak 35 °C
  • Diyarbakır 35 °C
  • Batman 35 °C
  • Iğdır 30 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Mardin 35 °C
  • Ankara 29 °C
  • Muş 23 °C

Türkiye nereye gidiyor ?

Sadettin Taşçı

 

Çözümün adresine gitmediği kesin, lakin gidilen yer Diyarbakır"dan çok uzak.

Aslında pekte şaşmamak lazım, bu tür durumlarda Türkiye"nin deniz aşırı ülkelerden medet umma geleneği yeni bir şey değil. Bu geleneğin pek parlak olmayan bir geçmişi var… Her tıkanıklığa dışarıdan yapılan takviye, sadece var olan sorunlara yapılan geçici bir önlemden öteye gidemedi yani sadece ertelendi. Tabi ki, bu erteleme ve uzak ülkelere yapılan listeli ziyaretler bu gün varıldığı iddia edilen ileri demokrasi gerçeğinin bir kandırmaca ve yalandan başka bir şey olmadığı anlaşıldı. Atıldığı ileri sürülen demokratik adımlar, ülkeyi o kadar demokratikleştirdi ki, her gün çatışmalar, ölümler, gözaltına almalar, tutuklamalar, operasyonlar, sınır ötesi hava saldırıları ve kara hareketi hazırlığı sınırları aştı ta kuzey Afrika ve Amerikalara kadar gitti.

İsrail'le yaşanan kriz Türkiye"yi Heronlardan edince alternatif çözüm Amerikalarda aranmaya başlandı ""prodotorlar"" istendi ve başka şeylerde var. Bu durumlarda ilk olarak Kürd"ler pazarlık konusu olur. Bu benim söylemim ya da iddiam değil, bunlar tarihi gerçekliği ve belgeleri olan iki veya daha fazla devletin üzerinde pazarlıklar sonucu uzlaştığı bir mesele fakat bu gün itibari ile bu güne kadar kullanılan Kürd meselesi eskisi kadar Türkiye"ye iyi sonuçlar getirmiyor. Tabi ki bunun altında yatan bir sürü neden var.

Arap dünyasındaki çalkalanma, Erdoğan"ın dostlarının devrilmesiyle farklı buyotlara ulaşınca, herkes Arap baharı diye söylenmeye başladı, ama gelin görün ki, devrilen sadece şahıslar oldu rejimlerde değişen bir şey yok ve Arap baharı denilen şey bir bilinmeyene doğru sürüklenip gidiyor. Bu durum üzerine Erdoğan"ın kalkıp ta oralara gidip demokrasi dersi vermeye çalışması çok gülünç bir durum. Erdoğan"ın sözünü ettiği demokrasi gerçeğinin Türkiye"de olmadığını bilmeyen yok. Bu gün Libya"da Avrupalı devletler ve buna Türkiye"de dâhil devirmeye çalıştıkları Muammer Kaddafi"nin Türkiye"ye Kürd meselesine ilişkin defalarca çağrıları olmuştu.

Kısacası sözde demokrasinin bu gün Türkiye"yi ne kadar zorladığı, apaçık ortada. Ama Türkiye"de ki görsel basın her şeyi güllük gülistanlık gibi aktarıyor. İsrail"le yaşanılan problemler henüz aşılmamışken, buna Akdeniz"deki Kıbrıs krizide eklendi. Yani Türkiye daralan bir çerçeveyle karşı karşıya. Anlaşılan her zaman olduğu gibi yine Kürd meselesi bu olup bitenlerin gölgesinde başka bir bahara kaldı. İçerde ortalık kandan geçilmiyor; patlamalar, operasyonlar ve çatışmalar. Ne yazık ki, bu ölümler basına, insanları etkilemek adına garip manşetlerle taşınırken, çözüme dair bir şey yazılmıyor. İnsan olma önceliği bir yana bırakılarak taraf ve bertaraf anlayışıyla bu ölümlere yaklaşım, sonuç itibari ile ayrışmadan başka bir şey getirmez. Nitekim gidaşat biraz o yönü gösteriyor.

Türkiye"de bir kesim insanlar bu durumu değerlendirirken, siyasi ahlaktan yoksun sadece bu süre zarfında kendilerini, milliyetçi bir hissiyatla var etme derdinden öteye gidemiyorlar. Bir yandan BDP"nin meclise gitmesi gerektiği dillendirilirken öte yandan neredeyse hergün yöneticileri göz altına alınıp tutuklanıyorlar. Bu gidişatın çözüme ne kadar uzak olduğu ortada. Zaten bu gelişmelere bakıldığında söylemlerin formaliteden öteye gitmediği, AKP"nin tercihini silahtan yana kullandığı gün gibi ortada. Bu iddiada bulunmamdaki temel neden Kürdistan"a yapılan askeri yığınaklar ve Amerika"ya sonulan listenin içeriği. İnsansız keşif uçakları PKK"ye karşı askeri istihbarat paylaşımı... Yani meselenin çözümüne dair tek çarenin silah olduğu geleneğini devam ettirmeleridir.

İflas eden iç siyaseti dış politikalarla düzeltmeye çalışan Türkiye, kendisince dalgalan Arap dünyasında yer edinerek, bunu Amerika ve Avrupalı devletlere karşı denge politikası tarzında kullanmak istiyor. Değiştiği iddia edilen Arap dünyasının İsrail"le ilişki noktasında sorun yaşayacağını hesaplayan Türkiye, apaçık İsrail”in bundan sonra sorun yaşayacağı ve buna karşın Ortadoğu da kendilerini batı dünyası için en uygun alternatif olarak göstermeye çalışıyorlar.

Güçlü bir iç siyaset yerine güçlü bir dış politikayı tercih eden Türkiye"nin nereye gideceğini kestirmek o kadar da zor değil. İçerden çürümenin zamanla dışa yansımasının faturası ağır olur. Arap ülkelerinin batı dünyasıyla ilişkileri herkesçe bilinen bir durumdu, fakat içerden yükselen sesler iktidarları tepe takla edince batılılar bunu sadece seyretmekle yetindi..

Bu örnekleri iyi görmek ve iyi okumak gerek. İçerde barış sağlanmadığı sürece Kuzey Afrika"ya gidip demokrasi dersi vermenin Türkiye"ye hiçbir getirisi olmaz ayrıca inandırıcı olmaz. Bu haliyle Türkiye Afrika"dan başka bir yere gidemez...

Sadettin TAŞÇI

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.