• BIST 90.263
  • Altın 228,744
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • Hakkari 24 °C
  • Van 22 °C
  • Şırnak 29 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Batman 33 °C
  • Iğdır 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Mardin 28 °C
  • Ankara 28 °C
  • Muş 22 °C

Zamanı mıy dı ?

Sadettin Taşçı

 

Evet zamanıydı, hatta geç kalınmış bir karardı ""demokratik özerklik""
 

Bu konuya ilişkin çok şey çizildi ve bir o kadarda söylendi. Adeta ağzı olan konuştu, taraf olan yada olmayan, tabiki üzerine konuşulması gereken bir konu hemde her yönüyle ki bu güne gelinmesinde ki temel etken utanç duyduğumuz bir geçmişten başkada bir şey değildir, ilan edilen demokratik özerklik yanlış bir seçim yada mevcud duruma çözüm getirmez deniliyorsa o zaman dê hadê buyrun, eleştiriyi, küfrü ve hakareti birbirinden ayıramayanlar küfürsüz ve kavgasız bir alternativ getirsinler, eğer amaçları bu kanayan yara çareyse karşılık bulur ama şu ana dek hiçbir zaman böyle bir şey amaçlanmadı ve bunun neticesinde Kürd"ler ve Demokratik özerklik..  Herşey bir tarafa bırakıldı kafayı zamanlamaya taktılar ve Demokratik Toplum Kongresi o gün demokratik özerkliği ilan etmemeliydi denildi, ardından saldırılar ve linç gelişti, tabiri caizse bir kesim zaten trübinlere oynamak için fırsat kulluyordu êê alın size fırsat ve heyecan durukta vay senmisin Özerklik ilan eden deyip, başbakanından tutun, basınına kadar hatta Erzurum, Trabzun ve İstanbul"daki, Milliyetçi Harekettin bile sahiplenmediği milliyetçilere, bunlar başbakan Erdoğan Amigoloğunda bir milli maç heyecanına kapılarak, Kürd"leri hedef aldılar.  
 

Başbakan "kendileri çalıp kendileri oynuyor" deyince, neredeyse yüz yıla yakındır Türklük ve üniter devlet adına çalınıp qıvırarak oynanan oyundan hebrsiz gibi konuşuyor. Vala sayın başbakan sanırım pardon diyemedik ama pekte geç kalmış sayılmayız, pardon rahatsızmı oldunuz? Eğer olduysanız bu iyiye delalet eder çünkü batırılan çuvaldızın ağrısını biz biliyoruz birazda siz, size batan iğnenin acısını tanımlamaya çalışın çünkü bu durum bir musibet ve bin nasihatı aştıda geçti. 
 

Anlamadığım konusu ise şu, o gün Diyarbakır"da Demokratik Toplum Kongresi, Demokratik Özerkliği ilan etmeseydi orada yaşamını yitiren gençler yaşamlarını yitirmiyeceklermiydi? Operasyonlarmı duracaktı?

Kürd"ler evrensel hukukun öngördüğü haklara bağlı olarak bir statüyemi kavuşacaktı? Binlerce oyla seçilmiş insalar ceza evlerindenmi çıkacaktı, Hatip Dicle"ye vekilliği gerimi verilecekti? Ana dilde eğitim olacakmıydı?  Sormak istiyorum bunlar olmayacaksa peki ne olacaktı?... ve o 'zaman" kavramına kafayı takıp icazet alarak, konuştuğunu zannedenler. Artık kusura bakmayın, bu güne kadar her şey olduk, yalnızca kendimiz olamadık ve onun içindir ki bu güne kadar kendimize dair hiçbir şey istemedik yada isteyemedik çünkü ne hikmetse sözde bizim adımıza birileri çıkıp kararlar alıyor, bizim için neyin iyi neyin kötü olduğuna ve daha da ileri giderek bizim adımıza bizi inkar ediyor. İlk defa kendimize dair aldığımız bir karar var buda genel anlamda bölgede kabul gördü.

Biraz gerçekçi olalım ve dolambaçsız konuşalım.
 

Kürd"ler karşınıza bir projeyle çıkıyor oturur bunun en makul hali üzerine mutabakata varırsınız başkada yolu yok, yok efendiler bu özerklik mevzusu bilmem bizi Lozana yok bilmem bölmeye götürür derseniz, o zamanda size bir kendinize bakın derler ve hiçte bir bütün gibi görünmediğimiz gerçeği suratınıza bir tokat gibi iner, şuna yokum buna yokum derseniz peki neye varsınız diye sorarlar ve sloganik kardeşiz söylemlerinin iflas ettiği kız alıp vermişiz demogojiside yemiyor artık, öyleki Kürd"lerin bu gün vardığı düzey ulus devlet gerçeğinde kronikleşen bölünme fobisini tekrar canlandırdı ve mevcut zihniyetin bu kurkusuyla yüzleşmesi dışında bir seçeneğide yok gibi ki gözlerimizi kapatmamız var olan bir şeyi yok saymaya yetmez, birde zaten bu güne kadar gözler kapalı yüründü bundan sonrası için kimsenin gözlerini kapama lüksü yok aksi halde ortadoğu zaten kaynayan bir kazan yani Saddam Hüseyinle başlayan Beşarlı Suriyeyle son bulmaya bilir nihayetinde 21. Yüzyıl kimseye hiçbir şeyin garantisini vermiyor.

Alınan bu kararın zamanımıydı sorusundan ziyade değişimin tam zamanı denilmeliydi çünkü bu yaşanan olumsuzluklar her ne kadar özelde Kürd"leri direk etkiliyorsada Türkiye"nin diğer unsurlarını pekte teyet geçmiyor. Öte yandan sanki bütün problemlerin başı Kürd"lermiş gibi lanse ediliyor ve psikolojik baskı altında tutulmaya çalışılırken sözde aydın, yazar çizerlerde lafı ağızlarında gevelemeye başladılar doğrusu bunlardan farklı bir şey beklemekte pek doğru bir yaklaşım olmazdı.

Aslında alınan karar ve atılan adımlar onlara sorulmamış artık tek taraflı yıllardır ellerine aldıkları vekalet geri alındı ya demokrat kimliği altına gizledikleri diğer yüzleride ortaya çıktı zaten ortadaydılar ama kendilerinden haberleri yoktu, aslında temel sorun sahip oldukları zihniyet çünkü ne olacaksa yada ne gelecekse onların icazeti ve istedikleri gibi olmalı yoksa, her zamanki gibi vatana ihanet ve bölücü söylemleri onların eliyle yaratılan bir sorun sorunlarında çok ötesine gitmeye başlar.

Ne mantık ama ya bir halkın kaderini tayin etme hakkı, dünyanın neresinde paralı demokrat ve aydınlarının insafına teslim edildiği görülmüştür, bunlar Libya"da, Filistin"de Donkişotluk yapacaklarına kendileriyle kardeş olduklarını idia ettikleri Kürd"lerle tekrardan bir toplumsal sözleşmeyle Kürd"lerin talebleri göz önünde tutularak barışmaya çalışsınlar.
 

Birde şimdiye kadar ertelenmiş zamanın ne zaman olduğuna halk değilde kim karar verecek? Mukakkak eksikler yada yanlış olduğu düşünülen bazı yönler olacaktır ama dediğim gibi bu karşılıklı oturup halledilmesi gereken ayrıntılardır. Aksi taktirde Kürd"ler bu statüsüzlüğü kabul etmeyecek ve yıllardır uygulanan uyalama ve yok sayma politikası karşısında geleceğini tayin etmek için gereken bütün olanakları yaratmış, istenilen örgütlü düzeye olaşmıştır. 
 

Bununla bağlantılı olarak, bu gün Kürd"lerin  böyle bir talepte bulunmaları gayet doğal, bunun adına ne deniliyorsa denilsin isterseniz Dmokratik Özerklik istersenizde başka bir şey ama zamanıydı.

Bundan sonrası için geç kalmayacağımıza olan inancımla...
   

Sadettin TAŞÇI  

 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007-2015 Zap Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.